Bulut bilişimin yükselişi ve yapay zekanın her yere sızmasıyla birlikte, Active Directory (AD) gibi köklü teknolojilerin geleceği sık sık sorgulanır oldu. "Active Directory ölüyor mu?"
Bulut bilişimin yükselişi ve yapay zekanın her yere sızmasıyla birlikte, Active Directory (AD) gibi köklü teknolojilerin geleceği sık sık sorgulanır oldu. "Active Directory ölüyor mu?" sorusu, özellikle FOMO (bir şeyleri kaçırma korkusu) ile hareket eden ve rakibinin gerisinde kalmak istemeyen işletmelerin gündeminde sıkça yer alıyor. Forbes gibi yayınlar, yapay zekanın beklenen faydaları sağlamadığını ve büyük bir para kaybına dönüştüğünü vurgulasa da, "belki daha fazla harcarsak biraz para kazandırırız" gibi hatalı mantıklar hala hakim.
Ancak, tüm bu yapay zeka ve bulut telaşının ortasında AD nerede duruyor?
Komik olan şu ki, son 5 yılda bulut ve yapay zekayı teşvik etmemize rağmen, AD uygulamalarının sadece yaklaşık %4'ünü kaybettik. Bu, AD'nin ölmediğini, aksine evrildiğini gösteriyor. Azure'daki Entra ID ve diğer bulut hizmetleriyle hibrit senkronize buluta dönüşen AD, çoğu ağda o kadar entegre ki, onu korumak ve buluta entegre etmek, çıkarmaktan çok daha mantıklı.
Bu durum, gelecekteki sistem yöneticilerini nasıl eğiteceğimiz konusunda büyük bir zorluk yaratıyor. Artık AD, Entra ID, bulut, yapay zeka, güvenlik ve çok daha fazlasını öğrenmeleri gerekiyor. İşverenler bunun büyük bir mesele olmadığını düşünüp her şeyi istese de, bu kadar beceriye sahip kimse olmadığı için Claude koduna kafa yoruyorlar. Daha fazla uzmanlaşma ve işveren anlayışı görmemiz gerekecek. Ayağınızı tamir etmek için diş hekiminize gitmezsiniz, mevcut olan her türlü teknolojiyi tam olarak anlamak için tek bir sistem yöneticisine bile gitmezsiniz.
Okullar, AD'nin devam etmesi için tekliflerini genişletmeli, diplomalarına bulut ve yapay zeka eklemeli ya da tamamen yeni derecelere başlamalı. Bu yeteneği isteyen işverenlerden, bu becerileri hiç öğretmemiş mezunlardan da duyduğum kadar çok şey duyuyorum.
Yapay zeka platformlarına güvenme nedeniyle yaşanan kesintiler ve işten çıkarmalar gibi sorunlar olsa da, bulut bilişim yapay zekanın SaaS ve diğer platformlara entegre edilmesiyle yeniden büyüyor. Bu durum, AD'nin geleceği hakkındaki tartışmaları daha da karmaşıklaştırıyor. Ancak, AD'nin çoğu ağda ne kadar entegre olduğunu düşündüğümüzde, onu korumak ve buluta entegre etmek, çıkarmaktan çok daha mantıklı.
Sonuç olarak, AD ölmek üzere değil. Aksine, evriliyor ve hibrit bulut ortamlarında kritik bir rol oynamaya devam edecek. Gelecekteki sistem yöneticilerini bu karmaşık ortama hazırlamak için eğitim programlarımızı güncellememiz ve uzmanlaşmaya önem vermemiz gerekiyor.